Fınısh için Natıonal Geographıc Tarafından Hazırlanmıştır

Sadece 25 Litre Su ile
Bir Gününüzü Geçirebilir miydiniz?

Su yeryüzünde yaşayan her bir canlı için hayatın kaynağı. Ancak bugün dünyada 700 milyon insan su kıtlığı çekiyor. Bilimsel çalışmalar önümüzdeki 20 yıl içerisinde bu durumun aralarında İstanbul gibi büyük metropoller başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine yayılarak milyarlarca insanı etkileyecek bir boyuta ulaşabileceğini gösteriyor.

Su stresli ülkeler sınıfında yer alan Türkiye’de 2015 yılında 1.422 metreküp olan kişi başına düşen su miktarı, 2017 yılı itibarıyla 1.386 metreküp olarak hesaplanmaya başlandı. İklim değişikliği, artan şehirleşme, endüstriyel gelişmeler, doğrudan ve dolaylı su kullanım alışkanlıkları ile coğrafi koşulların gelecekte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kişi başına düşen su miktarının azalmasına neden olacağı öngörülüyor. Su tüketiminin mevcut oranlarda devam etmesi halinde 2040 yılında Türkiye’nin de su fakiri bir ülkeye dönüşebileceğini ön görmek çok zor değil.


National Geographic’in, Finish işbirliği ile, belgesel ve senaryolu anlatımı buluşturarak hazırladığı “25 Litre” belgeselinin ele aldığı konu da tam olarak bu.

Son birkaç yıldır kuraklıkla mücadele eden Cape Town’daki su kıtlığına karşı önlem olarak yerel yönetim tarafından planlanan ve kişi başı su tüketiminin günde 25 litre ile sınırlanacağı “Sıfır Günü” uygulamasından esinlenerek kurgusal bir anlatımla bu sınırlamayı 2040 Türkiye’sine uyarlayan belgesel, günlük su tüketim alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin ne denli büyük bir etkisinin olabileceğine odaklanıyor. 2040 yılını resmeden senaryolu bölümlerde, günlük su tüketiminin kişibaşı 25 litre ile sınırlandığı İstanbul’da yaşayan genç bir doktorun ve çevresindekilerin bu durum ile değişen hayat hikayeleri ekrana geliyor. Belgeselin anlatıcılığını üstlenen Gökhan Özoğuz ise bilim insanlarından tarihçilere kadar birçok uzmanla görüşüyor; bilim dünyasının öngördüğü su kıtlığı sorununun kaynağının yanı sıra hem bireylere, hem de kuruluşlara çözüm için düşen sorumlulukları anlamaya çalışıyor. Süreçte kendisine katılan Özge Özpirinçci ile su tüketimi konusunda bilincin artırılmasının ve bugün itibarı ile değiştirilebilecek bireysel yaşam alışkanlıklarının gelecekteki olası senaryoları olumlu olarak nasıl değiştireceğine dikkat çekmeye çalışıyor.

Günümüzde “Su stresli ülke” olarak kabul edilen Türkiye’nin yakın gelecekte su fakiri bir ülkeye dönüşebileceğini vurgulayan 25 Litre, çok geç olmadan bu senaryonun önüne geçmek için evde ve günlük hayatta yapılabilecek basit değişiklikleri gözler önüne seriyor.

Pandemi Döneminde Su
Tüketiminin Önemi

Peki olası bir su krizine dikkat çektiğimiz 25 Litre belgeselinin ardından hayatımızda neler değişti? Su tüketiminde nelere dikkat etmeye başladık? Tüketim alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirdik mi?

2020 yılı itibariyle tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreciyle birlikte doğal kaynakların bilinçli kullanılması daha çok önem kazandı. Su kaynaklarının dikkatli bir şekilde kullanılmasına ve su tasarrufuna dikkat çekmek amacıyla National Geographic ekranlarında izleyicilerle buluşan “25 Litre: Suyun Peşinde” bir kez daha bu konunun gündemde kalmasını sağladı . “25 Litre” belgeselinin devamı niteliğinde olan “25 Litre: Suyun Peşinde”de Prof. Dr. Levent Kurnaz, İski Genel Müdürü Raif Mermutlu, Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ve Meteorolojist Bünyamin Sürmeli gibi uzmanlar pandemi dönemini ve küresel su krizini çözmek için yapılması gerekenleri National Geographic ekranlarında izleyicilerle paylaştı. Belgeselde ayrıca “25 Litre” belgeselinin anlatıcılığını üstlenen ünlü müzisyen Gökhan Özoğuz ve ünlü oyuncu Taner Ölmez de yer aldı.

Su Kaynaklarının Bugünü ve Geleceği bu kez “Bir Su Hikayesi” ile anlatılıyor

Bu yıl 22 Mart Dünya Su Günü’nde National Geographic ekranlarında izleyicilerle buluşan “Bir Su Hikayesi” belgeseli iklim değişikliği, nüfus yoğunluğu, doğal kaynakların tüketimi sonucu yıpranan su kaynakları ve ortaya çıkan kuraklık gibi etkenler sebebiyle dünya genelini etkileyecek olan su krizini İstanbul, Londra ve Cape Town olmak üzere dünyanın üç önemli şehrinde bütün yönleriyle ele alıyor.

çevre aktivisti baba kız

“25 Litre” ve “25 Litre: Suyun Peşinde” belgesellerinin ardından su tasarrufunun öneminin bir kez daha altının çizildiği yapım, belgesel ve senaryolu anlatımı bir araya getiriyor ve üç büyük metropolde su kıtlığının sebeplerine ve farklı coğrafyalardan bilinçli su tüketimine dair çözüm önerilerine odaklanıyor. Meteorolog Bünyamin Sürmeli, Prof. Dr. Kerim Altuğ, Çevre Aktivisti Özge Doruk, Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Proje Koordinatörü Dr. Aslıhan Kerç ve Kokopelli Şehirde Kurucu Ortağı Elif Çatıkkaş gibi aktivist ve uzmanların yer aldığı “Bir Su Hikayesi”nde Birleşmiş Milletler’in tahminlerinden yola çıkarak yaratılan senaryolu bir gelecek hikayesi yer alıyor. Suyun ve insanlığın geleceğine dair öngörülen distopik senaryo, bir baba-kız yolculuğu üzerinden aktarılıyor.